sığdırmak

sığdırmak
v. squeeze

Turkish-English dictionary. 2013.

См. также в других словарях:

  • sığdırmak — i, e Bir şeyi bir kabın veya bir yerin içine aldırmak Kitapları çantaya sığdıramadım …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iki karpuzu bir koltuğa sığdırmak — aynı anda iki işi veya görevi yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aklına sığdırmak — bir şeyin olabileceğine inanmak, aklı almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sıgurmak — sığdırmak. I I, 81 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • sıgturmak — sığdırmak II, 185 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • akıl — is., klı, Ar. ˁaḳl 1) Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us 2) ruh b. Bellek Hâlâ aklımda o tufan yağmuru. C. S. Tarancı 3) Öğüt, salık verilen yol Bu aklı size kim verdi. 4) Düşünce, kanı Şimdiki aklım olsaydı bu dükkânın yerine aç bir kahve! A. K …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aldırmak — nsz 1) Alma işini yaptırmak Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım. N. Cumalı 2) i, e Getirtmek Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı. C. Uçuk 3) Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak Bademcik aldırmak.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iki — is. 1) Birden sonra gelen sayının adı 2) Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı 3) sf. Birden bir artık Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner Birleşik Sözler iki anlamlı iki ayaklı iki başlı iki bir ikibuçukluk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sığdırma — is. Sığdırmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sığıştırmak — i, e Güçlükle sığdırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sıkıştırmak — i 1) Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak Çamaşırları bavula sıkıştırmak. 2) Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak 3) Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma… …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»